Atina’da, Seyahat Etmek Üzerine…
Atina’da, Seyahat Etmek Üzerine…
Seyahat etmek, insanın ufkunu genişleten, zihnini ve ruhunu besleyen en güzel deneyimlerden biridir. Ne yazık ki, Türkler için bu imkan çoğu zaman sınırlıdır. Bu sınırlamanın ardında yalnızca ekonomik zorluklar ve siyasal karmaşa değil, aynı zamanda Türk insanının dünyayı tanımasını istemeyen odakların da etkisi vardır. Oysa seyahat, bireyin özgürleşmesi, kendini tanıması ve dünyayı daha doğru bir pencereden görmesi için eşsiz bir araçtır.
Yunanistan’da bulunduğum günlerde, İranlısından Amerikalısına, Maltalısından Arnavutuna kadar farklı milletlerden insanlarla her akşam sohbet etme fırsatım oldu. Benim için en önemli nokta, bu insanların Türkiye hakkında ne bildiğini ya da ne sandığını görmekti. Kimi kulaktan dolma sözlerle “Yallah habibi” diyerek yaklaştı. Kimisi ise Türkiye gezisi sırasında sürekli Atatürk’ü gördüğünü ve bundan rahatsız olduğunu söyledi. (İşte o anda susmadım; gereken cevabı verdim. Çünkü Atatürk, bizim için sıradan bir isim değil; tarihimiz, bağımsızlığımız ve kimliğimizdir.)
İşte bu noktada yapılması gereken, bilgiyi yerli yerine oturtmak ve yanlış algıları düzeltmektir. Yanlış ya da kaba ifadeleri duyduğunuzda sessiz kalmak yerine, seviyeli ama kararlı bir şekilde uyarmak gerekir. Çünkü herkes, ancak bilgisi ve yetkisi ölçüsünde konuşmalıdır.
Özellikle Ayasofya gibi hassas konularda ahkâm kesildiğinde, “Ülke bizim, karar da bizim. Bu sizin lüksünüz değil.” diyerek tavrımızı koymak gerekir. Siz istemeseniz bile, bu tartışmalar karşınıza çıkacaktır. Önemli olan, doğru bilgiyle, sakin ama net bir şekilde cevap verebilmek ve ülkenizi temsil edebilmektir.
Seyahat ettikçe bir başka gerçeği de görüyorsunuz: Bizlerin eğitimde ve kültürde sandığımızdan çok daha donanımlı olduğumuzu… Batı gençliğinin çoğu kez yüzeysel bilgiyle hareket ettiğini, hatta kimi zaman cehalet içinde yüzdüğünü fark ediyorsunuz. İşte o zaman, kendi değerinizin ve aldığınız eğitimin kıymetini daha iyi anlıyorsunuz.


Ne güzel bir tespit. Seyahat etmek bazen de bir hakikat arayışı. Aldığımız eğitimin veya medyanın etkisiyle yıllarca geride kalmış hissetmeye programlanmışız. Sanırım ülke sınırlarının dışına çıkmadan ne kadar kendine yeten bir millet olduğumuz gerçeğini idrak edemiyoruz. Yazılarınız hoş; ancak size ulaşmak isteyen ve sosyal medya kullanmayan okurlarınız için iletişim bilgileriniz yetersiz.